Ticari Uyuşmazlıklarda Zorunlu Arabuluculuk: Süreç ve Uygulama Rehberi

Bilgi Merkezi'ne Dön Ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk süreci ve uygulama rehberi

Ticari hayatın doğal bir parçası olan uyuşmazlıklar, işletmelerin büyümesini engelleyen, zaman ve kaynak israfına yol açan ciddi sorunlar arasında yer almaktadır. Türk hukuk sisteminde 2019 yılından itibaren ticari davalarda zorunlu hale getirilen arabuluculuk müessesesi, bu uyuşmazlıkların mahkemeye taşınmadan, daha hızlı ve daha az maliyetle çözüme kavuşturulmasını amaçlamaktadır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi ile getirilen bu zorunluluk, ticaret hayatının aktörlerinin büyük çoğunluğunu doğrudan ilgilendirmektedir.

Bu rehberde, ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk sürecinin tüm aşamalarını, başvuru koşullarını, süreleri, ücretleri ve müzakere tekniklerini detaylı şekilde ele alacağız. İster küçük ölçekli bir alacak davasıyla karşı karşıya olun, ister büyük çaplı bir şirketler arası uyuşmazlık yaşıyor olun, bu kapsamlı rehber size yol gösterecektir.

Ticari Arabuluculuk Nedir?

Ticari arabuluculuk, ticari nitelikteki uyuşmazlıkların tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişi (arabulucu) yardımıyla, yargılama sürecine başvurulmadan çözüme kavuşturulmasını sağlayan alternatif bir uyuşmazlık çözüm yöntemidir. Arabulucu, taraflar arasında iletişim köprüsü kurarak onların kendi çözümlerini üretmelerine yardımcı olur; ancak karar verme yetkisi taraflara aittir.

Ticari arabuluculuğun temel özellikleri şunlardır:

  • Gönüllülük ilkesi: Süreç zorunlu olsa da sonuç gönüllüdür; taraflar anlaşmak zorunda değildir.
  • Gizlilik: Arabuluculuk görüşmeleri gizli tutulur ve mahkemede delil olarak kullanılamaz.
  • Tarafsızlık: Arabulucu, tarafların hiçbirine yönelik taraf tutamaz.
  • Eşitlik: Taraflar süreçte eşit haklara sahiptir.
  • İrade serbestisi: Taraflar çözümü kendileri belirler.

TTK m.5/A: Hukuki Dayanak

Ticari davalarda zorunlu arabuluculuğun hukuki dayanağı, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesidir. Bu madde, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenmiş ve 01.01.2019 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

TTK m.5/A: "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır."

Bu düzenlemeye göre, ticari nitelikteki alacak ve tazminat davalarında arabuluculuğa başvurmak bir dava şartı olarak belirlenmiştir. Dava şartının yerine getirilmemesi halinde, mahkeme davayı usulden reddeder. Bu durum, tarafların haklarını kaybetmesine yol açmasa da zaman kaybına neden olur.

Zorunlu Ticari Arabuluculuk Kapsamı

Zorunlu arabuluculuk kapsamına giren ve girmeyen ticari davaların doğru tespiti, sürecin sağlıklı işlemesi açısından büyük önem taşımaktadır. Bu noktada öncelikle hangi davaların ticari dava sayıldığını anlamak gerekmektedir.

Zorunlu Arabuluculuğa Tabi Ticari Davalar

  • Ticari alacak davaları (fatura alacağı, cari hesap alacağı, mal bedeli alacağı)
  • Ticari tazminat davaları (haksız rekabet tazminatı, sözleşmeye aykırılık tazminatı)
  • Konusu bir miktar paranın ödenmesi olan tüm ticari talepler
  • Sigorta hukukundan kaynaklanan alacak ve tazminat davaları
  • Taşıma hukukundan kaynaklanan alacak davaları
  • Ticari işletmenin devrine ilişkin alacak davaları

Zorunlu Arabuluculuk Kapsamı Dışında Kalan Davalar

  • Ticari dava niteliğinde olmayan davalar
  • Konusu para olmayan ticari davalar (menfi tespit, itirazın iptali gibi tartışmalı alanlar hariç)
  • İflas davaları
  • Ticaret sicili davaları
  • Şirket genel kurul kararlarının iptali davaları
  • Fikri ve sınai mülkiyet hukukuna ilişkin bazı davalar

Dikkat: Menfi tespit ve itirazın iptali davalarının zorunlu arabuluculuk kapsamında olup olmadığı konusunda yargı kararları arasında farklılıklar bulunmaktadır. Yargıtay'ın güncel içtihatlarına göre, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan menfi tespit davaları arabuluculuğa tabidir. Bu konuda mutlaka güncel içtihatları takip etmeniz veya bir hukuk danışmanına başvurmanız önerilir.

Ticari Dava Tanımı: Mutlak ve Nisbi Ticari Davalar

Zorunlu arabuluculuğun kapsamını doğru belirlemek için ticari dava kavramının sınırlarını bilmek gereklidir. TTK m.4 uyarınca ticari davalar iki kategoriye ayrılır:

Mutlak Ticari Davalar

Tarafların sıfatına ve işin ticari niteliğine bakılmaksızın, kanun gereği ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. Bunlar arasında şunlar yer alır:

  • TTK'da düzenlenen hususlardan doğan davalar (şirketler hukuku, kıymetli evrak, taşıma, sigorta vb.)
  • Türk Medeni Kanunu'nun 962-969. maddeleri arasında düzenlenen rehin hükümlerinden doğan davalar
  • Ticaret Kanunu'nun ikinci kitabında düzenlenen ticari işletme ile ilgili davalar
  • Kooperatifler Kanunu'ndan doğan hukuk davaları
  • Fikri mülkiyet ve marka hukukundan doğan davalar

Nisbi Ticari Davalar

Her iki tarafın da tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması halinde ticari dava sayılan uyuşmazlıklardır. Nisbi ticari davalarda iki koşulun birlikte gerçekleşmesi gerekir:

  1. Her iki tarafın tacir olması
  2. Uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması

Bilgi: Bir gerçek kişinin tacir olmayan bir kişiyle yaptığı sözleşmeden doğan uyuşmazlık, karşı taraf tacir olsa bile nisbi ticari dava sayılmaz. Bu durumda zorunlu ticari arabuluculuk kapsamına girmez; ancak tüketici uyuşmazlığı söz konusuysa tüketici arabuluculuğu gündeme gelebilir.

Arabuluculuk Başvuru Süreci

Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk başvurusu belirli prosedürlere tabidir. Sürecin doğru işletilmesi, ileride açılacak davanın da sağlıklı ilerlemesi açısından kritik öneme sahiptir.

Adliye Arabuluculuk Bürosuna Başvuru

Arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yerdeki adliye arabuluculuk bürosuna yapılır. Arabuluculuk bürosu bulunmayan yerlerde görevlendirilen sulh hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüğüne başvuru yapılabilir.

Başvuru sürecinin adımları şu şekildedir:

  1. Başvuru dilekçesi hazırlama: Tarafların bilgileri, uyuşmazlığın konusu ve talep edilen tutar belirtilir.
  2. Büro kaydı: Başvuru, arabuluculuk bürosuna kaydedilir ve bir dosya numarası verilir.
  3. Arabulucu atanması: Arabuluculuk bürosu, sicile kayıtlı arabulucular arasından görevlendirme yapar veya tarafların ortak seçimi dikkate alınır.
  4. Taraflara bildirim: Arabulucu, karşı tarafa bildirimde bulunarak ilk toplantı tarihini belirler.
  5. İlk toplantı: Taraflar arabulucu ile bir araya gelerek süreç hakkında bilgilendirilir.
  6. Müzakere oturumları: Taraflar, arabulucu eşliğinde uyuşmazlık konusunu müzakere eder.
  7. Sonuç: Anlaşma veya anlaşamama tutanağı düzenlenir.

Pratik Bilgi: Başvuru sırasında karşı tarafın bilgilerinin eksiksiz ve doğru olması, sürecin hızlı ilerlemesi açısından önemlidir. Yanlış adres bilgisi nedeniyle tebligat yapılamaması, sürecin uzamasına neden olabilir.

Arabulucu Seçimi ve Ticaret Hukukunda Uzmanlaşma

Ticari uyuşmazlıklarda arabulucu seçimi, sürecin başarısını doğrudan etkileyen kritik bir aşamadır. Arabuluculuk bürosu tarafından yapılan atama dışında, taraflar ortak iradeyle bir arabulucu seçme hakkına sahiptir.

Ticari arabulucu seçiminde dikkat edilmesi gereken hususlar:

  • Uzmanlık alanı: Ticaret hukuku, şirketler hukuku veya ilgili alt dallarda deneyimli arabulucu tercih edilmelidir.
  • Sicil kaydı: Arabulucunun Adalet Bakanlığı Arabuluculuk Daire Başkanlığı siciline kayıtlı olması zorunludur.
  • Deneyim: Benzer nitelikteki uyuşmazlıklarda daha önce arabuluculuk yapmış olması avantaj sağlar.
  • Tarafsızlık: Taraflarla herhangi bir kişisel veya mesleki ilişkisi olmamalıdır.
  • İletişim becerisi: Ticari müzakerelerde iletişim ve ikna kabiliyeti önemli bir faktördür.

Öneri: Tarafların uzlaşarak arabulucu seçmesi, sürecin daha verimli ilerlemesini sağlar. Arabuluculuk bürosundan atama yapılmadan önce, karşı tarafla iletişime geçerek ortak bir arabulucu üzerinde anlaşmanız mümkündür. Bu sayede, uyuşmazlığınızın niteliğine uygun bir uzmanla çalışabilirsiniz.

Ticari Arabuluculuk Süreleri

Ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk süreci, kanunda belirlenen kesin süreler dahilinde yürütülmektedir. Bu sürelere uyulması hem dava şartının sağlanması hem de tarafların haklarının korunması açısından büyük önem taşır.

Aşama Süre Açıklama
Arabulucu görevlendirmesi Başvurudan itibaren derhal Büro, arabulucuyu en kısa sürede atar
İlk toplantıya davet Görevlendirmeden itibaren makul süre Arabulucu, taraflarla iletişime geçer
Arabuluculuk süreci (temel süre) 6 hafta Arabulucunun görevlendirildiği tarihten itibaren
Uzatma süresi +2 hafta Zorunlu hallerde arabulucu tarafından uzatılabilir
Toplam azami süre 8 hafta Bu süre kesinlikle aşılamaz

Uyarı: Ticari arabuluculukta 6 haftalık temel süre ve 2 haftalık uzatma süresi, toplam 8 haftayı geçemez. Bu süre, iş uyuşmazlıklarındaki arabuluculuk süresinden farklıdır. Sürenin dolmasıyla birlikte, anlaşma sağlanamamışsa arabulucu "anlaşamama" son tutanağını düzenler ve taraflar dava yoluna başvurabilir.

İlk Toplantıya Katılmamanın Sonuçları

Arabuluculuk sürecinin en kritik aşamalarından biri ilk toplantıdır. Kanun koyucu, ilk toplantıya katılmama halinde ciddi yaptırımlar öngörmüştür. Bu yaptırımlar, arabuluculuk sürecinin ciddiye alınmasını ve tarafların sürece aktif katılımını sağlamak amacıyla düzenlenmiştir.

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca:

  • Yargılama giderlerinden sorumluluk: İlk toplantıya mazeretsiz olarak katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulur.
  • Vekalet ücretinden yoksunluk: İlk toplantıya katılmayan taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez.
  • Her iki tarafın katılmaması: Her iki taraf da ilk toplantıya katılmazsa, açılacak davada tarafların yaptıkları yargılama giderleri kendi üzerlerinde bırakılır.

Kritik Not: İlk toplantıya katılmamanın yaptırımları oldukça ağırdır. Davayı kazansanız bile, karşı tarafın yargılama giderlerini ve vekalet ücretini tahsil edemeyebilirsiniz. Bu nedenle, arabuluculuk ilk toplantısına mutlaka katılmanız veya geçerli bir mazeret bildirmeniz gerekmektedir.

Ticari Arabuluculukta Müzakere Teknikleri

Ticari arabuluculukta başarılı bir sonuç elde etmek, büyük ölçüde etkili müzakere stratejileri uygulamaya bağlıdır. Aşağıda, ticari arabuluculuk sürecinde uygulanabilecek temel müzakere teknikleri yer almaktadır:

1. Hazırlık Aşaması

Müzakerelere başlamadan önce kapsamlı bir hazırlık yapmak, başarı şansını önemli ölçüde artırır. Bu aşamada yapılması gerekenler:

  • Uyuşmazlığın tüm boyutlarını detaylı şekilde analiz etmek
  • Hukuki pozisyonunuzun güçlü ve zayıf yönlerini belirlemek
  • Kabul edilebilir asgari ve azami teklif sınırlarını (BATNA) tespit etmek
  • Karşı tarafın olası argümanlarını ve beklentilerini öngörmek
  • Destekleyici belge ve kanıtları düzenli şekilde hazırlamak

2. İletişim ve Aktif Dinleme

Arabuluculukta taraflar arası iletişimin kalitesi, sonucu doğrudan etkiler. Karşı tarafı dikkatli dinlemek, onların gerçek ihtiyaçlarını ve endişelerini anlamaya yardımcı olur. Saldırgan veya suçlayıcı bir dil yerine, yapıcı ve çözüm odaklı bir yaklaşım benimsemek tavsiye edilir.

3. Kazan-Kazan Yaklaşımı

Ticari ilişkilerin sürdürülebilirliği açısından, her iki tarafın da kazandığı bir çözüm modeli oluşturmak uzun vadede daha faydalıdır. Özellikle devam eden ticari ilişkilerde, tek taraflı kazanım yerine ortak menfaatleri öne çıkaran bir yaklaşım tercih edilmelidir.

4. Yaratıcı Çözüm Önerileri

Arabuluculuğun mahkemeden en büyük farkı, tarafların yaratıcı çözümler üretebilmesidir. Mahkemede yalnızca talep edilen hukuki sonuçlarla sınırlı kalınırken, arabuluculukta taksitlendirme, mal değişimi, ticari iş birliği teklifleri gibi alternatif çözüm yolları geliştirilebilir.

Uzman Görüşü: Ticari arabuluculukta avukatla temsil edilmek, müzakerelerde stratejik avantaj sağlar. Avukatınız, hukuki haklarınızı korurken müzakere sürecinde de size rehberlik edebilir. Özellikle yüksek tutarlı uyuşmazlıklarda, deneyimli bir ticaret hukuku avukatının desteği büyük fark yaratabilir.

Anlaşma Belgesi ve İlam Niteliği

Arabuluculuk sürecinin anlaşmayla sonuçlanması halinde düzenlenen anlaşma belgesi, hukuki açıdan büyük öneme sahiptir. Anlaşma belgesinin hukuki niteliği ve sonuçları şu şekildedir:

Anlaşma belgesinin unsurları:

  • Tarafların ve varsa vekillerinin kimlik bilgileri ve imzaları
  • Arabulucunun kimlik bilgileri ve imzası
  • Anlaşma konusu ve koşulları
  • Anlaşmanın tarihi

İlam niteliğinde belge: Arabuluculuk sonunda varılan anlaşma belgesinin icra edilebilirliğini artırmak için taraflar, anlaşma belgesini sulh hukuk mahkemesine ibraz ederek icra edilebilirlik şerhi alabilirler. İcra edilebilirlik şerhi alan anlaşma belgesi, ilam niteliğinde belge sayılır ve doğrudan ilamlı icra takibine konu edilebilir.

Önemli: Arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alınması zorunlu olmamakla birlikte, karşı tarafın yükümlülüklerini yerine getirmemesi ihtimaline karşı bu şerhin alınması kuvvetle tavsiye edilir. Şerh alınmış belge, mahkeme ilamı gibi icra edilebilir hale gelir ve ek bir dava açmaya gerek kalmaz.

Ticari Arabuluculuk Ücreti

Ticari arabuluculuk ücretleri, Adalet Bakanlığı tarafından her yıl yayımlanan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenmektedir. Ücretler, uyuşmazlığın anlaşmayla veya anlaşmazlıkla sonuçlanmasına göre farklılık gösterir.

2026 Yılı Arabuluculuk Ücret Tarifesi (Ticari Davalar)

Uyuşmazlık Konusu Tutar Anlaşma Halinde (Taraf Başına) Anlaşamama Halinde (Hazine)
İlk 150.000 TL'ye kadar %6 Saatlik ücret (Asgari ücret tarifesine göre)
150.001 TL - 500.000 TL arası %5 İki saatlik ücret tutarı
500.001 TL - 1.000.000 TL arası %4 İki saatlik ücret tutarı
1.000.001 TL - 5.000.000 TL arası %3 İki saatlik ücret tutarı
5.000.000 TL üzeri %2 İki saatlik ücret tutarı

Ücret Bilgisi: Anlaşma sağlanamaması halinde, arabuluculuk ücretinin ilk iki saatlik kısmı Hazine tarafından karşılanır. Bu durum, özellikle KOBİ'ler ve küçük işletmeler için ciddi bir maliyet avantajı sağlamaktadır. Anlaşma halinde ise ücret, kural olarak taraflarca eşit paylaşılır; ancak taraflar bunun aksini kararlaştırabilir.

Şirketler Arası Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk

Şirketler arası ticari uyuşmazlıklar, arabuluculuğun en sık başvurulan ve en yüksek anlaşma oranlarına sahip olduğu alanlardan birini oluşturmaktadır. Bu tür uyuşmazlıklarda arabuluculuk sürecinin öne çıkan avantajları şunlardır:

  • Ticari ilişkinin korunması: Mahkeme sürecinden farklı olarak, arabuluculuk taraflar arasındaki ticari ilişkinin devam etmesine olanak tanır.
  • Gizlilik: Ticari sırlar ve hassas bilgiler kamuoyuyla paylaşılmaz.
  • Hız: Ortalama 2-4 hafta içinde sonuç alınabilir.
  • Maliyet tasarrufu: Yargılama giderleri, bilirkişi ücretleri ve uzun süren dava masraflarından tasarruf edilir.
  • Esneklik: Taraflar, kendi iş takvimlerine uygun toplantı zamanları belirleyebilir.

Özellikle tedarikçi-alıcı ilişkilerinde, ortak girişim (joint venture) ortakları arasında ve holding yapılanmalarında grup içi şirketler arasındaki uyuşmazlıklarda arabuluculuk, yargı yoluna göre çok daha pratik ve etkili bir çözüm sunmaktadır.

Alacak Davalarında Arabuluculuk

Ticari alacak davaları, zorunlu arabuluculuğa en sık konu olan uyuşmazlık türüdür. Fatura alacağı, cari hesap alacağı, mal ve hizmet bedeli alacağı gibi konular bu kapsamda değerlendirilmektedir.

Alacak davalarında arabuluculuk sürecinin verimli işlemesi için dikkat edilmesi gereken noktalar:

  • Alacağın varlığını ve miktarını gösteren belgelerin (fatura, irsaliye, sözleşme, banka dekontları vb.) önceden hazırlanması
  • Faiz hesaplamasının doğru yapılması ve talep edilecek tutarın netleştirilmesi
  • Borçlunun ödeme kapasitesinin gerçekçi şekilde değerlendirilmesi
  • Taksitlendirme veya vadeye bağlama seçeneklerinin değerlendirilmesi
  • Anlaşma halinde, ödeme planının somut ve uygulanabilir şekilde belirlenmesi

İstatistik: Ticari alacak davalarında arabuluculuk anlaşma oranı ortalama %55-65 arasında seyretmektedir. Bu oran, tarafların arabuluculuk sürecine avukatlarıyla birlikte katılması ve iyi bir hazırlık yapması halinde önemli ölçüde artmaktadır.

Franchise, Distribütörlük ve Bayilik Uyuşmazlıkları

Modern ticari hayatın vazgeçilmez unsurlarından olan franchise, distribütörlük ve bayilik ilişkileri, sıklıkla karmaşık uyuşmazlıklara neden olmaktadır. Bu tür uyuşmazlıklarda arabuluculuk, tarafların uzun süreli ticari ilişkilerini koruma amacı nedeniyle özellikle tercih edilen bir yöntemdir.

Franchise Uyuşmazlıkları

Franchise veren ile franchise alan arasındaki uyuşmazlıklar genellikle royalti ödemeleri, bölge ihlalleri, kalite standartlarına uyum ve sözleşme feshi konularında ortaya çıkar. Bu uyuşmazlıkların arabuluculuk yoluyla çözümü, marka itibarının korunması açısından da büyük önem taşır.

Distribütörlük ve Bayilik Uyuşmazlıkları

Distribütörlük ve bayilik sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar arasında ciro taahhütlerinin yerine getirilmemesi, tek satıcılık bölgelerinin ihlali, stok fazlası sorunları ve sözleşmenin haksız feshi gibi konular yer almaktadır. Arabuluculuk, bu uyuşmazlıklarda dağıtım ağının bütünlüğünün korunmasına ve taraflar arasındaki güven ilişkisinin yeniden tesis edilmesine katkı sağlar.

Tavsiye: Franchise, distribütörlük veya bayilik sözleşmelerinize, uyuşmazlık halinde öncelikle arabuluculuğa başvurulacağına dair bir arabuluculuk klozü eklemeniz, ilerde doğabilecek uyuşmazlıkların hızlı ve etkin çözümü açısından büyük yarar sağlayacaktır.

Ticari Arabuluculuk ile Tahkim Arasındaki Farklar

Ticari uyuşmazlıkların çözümünde kullanılan iki önemli alternatif yöntem olan arabuluculuk ve tahkim, birbirinden farklı mekanizmalara sahiptir. Aşağıdaki tablo bu iki yöntemi karşılaştırmaktadır:

Kriter Arabuluculuk Tahkim
Karar verici Taraflar (arabulucu kolaylaştırıcıdır) Hakem heyeti karar verir
Bağlayıcılık Anlaşma belgesi bağlayıcı (icra edilebilirlik şerhiyle ilam niteliğinde) Hakem kararı kesin ve bağlayıcıdır
Süre Azami 8 hafta (zorunlu arabuluculukta) Genellikle 6 ay - 1 yıl arası
Maliyet Düşük - Orta Orta - Yüksek
Gizlilik Gizli Gizli (taraflar aksini kararlaştırmadıkça)
Esneklik Çok yüksek Orta düzeyde
Temyiz imkanı Yoktur (anlaşma halinde) Sınırlı iptal davası hakkı
Uluslararası tanınırlık Singapur Sözleşmesi (Türkiye taraf) New York Sözleşmesi (geniş kabul)
Zorunluluk Ticari davalarda dava şartı Yalnızca sözleşmeyle kararlaştırılırsa

Dikkat: Arabuluculuk ve tahkim birbirini dışlayan yöntemler değildir. Uygulamada "Arb-Med-Arb" (Tahkim-Arabuluculuk-Tahkim) gibi karma yöntemler de kullanılmaktadır. Sözleşmenizde tahkim şartı bulunsa bile, zorunlu arabuluculuk kapsamındaki uyuşmazlıklarda öncelikle arabuluculuğa başvurmanız gerekmektedir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

1. Ticari davalarda arabuluculuğa başvurmadan dava açarsam ne olur?

Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk bir dava şartıdır. Arabuluculuğa başvurulmadan açılan dava, mahkeme tarafından dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddedilir. Mahkeme, davacıya arabuluculuğa başvurması için süre verir; bu süre içinde arabuluculuk son tutanağı sunulmazsa dava reddedilir. Ret kararı, davanın esasına ilişkin olmadığından, arabuluculuk süreci tamamlandıktan sonra yeni bir dava açılabilir.

2. Arabuluculukta anlaşamazsak ne olur?

Arabuluculuk sürecinde anlaşma sağlanamaması halinde, arabulucu tarafından "son tutanak" düzenlenir. Bu tutanak ile birlikte, taraflar dava açma haklarını kullanabilir. Anlaşamama halinde arabuluculuk ücretinin ilk iki saatlik kısmı Hazine tarafından karşılanır. Son tutanağın düzenlenme tarihi, dava açma süresi bakımından önem taşımaktadır.

3. Ticari arabuluculukta avukat zorunlu mudur?

Hayır, ticari arabuluculukta avukatla temsil edilmek yasal bir zorunluluk değildir. Ancak özellikle yüksek tutarlı ve karmaşık ticari uyuşmazlıklarda, hukuki haklarınızın etkin şekilde korunması ve müzakere sürecinde stratejik avantaj sağlanması açısından deneyimli bir avukatla çalışmanız kuvvetle tavsiye edilir.

4. Arabuluculuk süresi içinde zamanaşımı işler mi?

Hayır, arabuluculuk süresince zamanaşımı durur. Arabuluculuk bürosuna başvuru tarihinden son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede zamanaşımı işlemez. Bu düzenleme, tarafların arabuluculuk sürecini zamanaşımı kaygısı olmadan yürütmelerini sağlamaktadır. Aynı şekilde, hak düşürücü süreler de arabuluculuk süresince işlemez.

5. Birden fazla alacaklı veya borçlu varsa arabuluculuk nasıl yürütülür?

Birden fazla tarafın bulunduğu uyuşmazlıklarda, tüm taraflar arabuluculuk sürecine dahil edilir. Arabulucu, tüm taraflarla ayrı ayrı veya birlikte görüşmeler yapabilir. Bazı taraflarla anlaşma sağlanıp diğerleriyle anlaşılamaması mümkündür; bu durumda anlaşma sağlanamayan taraflar için ayrı dava açılabilir.

6. Online (çevrimiçi) arabuluculuk mümkün müdür?

Evet, tarafların ve arabulucunun mutabakatıyla arabuluculuk görüşmeleri çevrimiçi (video konferans yoluyla) yapılabilir. Özellikle farklı şehirlerdeki taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda, online arabuluculuk hem zaman hem de maliyet açısından önemli avantajlar sunmaktadır. Ancak imza aşamasında güvenli elektronik imza veya fiziki imza gerekebilir.

7. Arabuluculuk anlaşması sonrası karşı taraf yükümlülüklerini yerine getirmezse ne yapmalıyım?

Arabuluculuk anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi aldıysanız, doğrudan ilamlı icra takibi başlatabilirsiniz. Şerh almadıysanız, önce sulh hukuk mahkemesinden icra edilebilirlik şerhi almanız veya anlaşma belgesine dayalı olarak alacak davası açmanız gerekecektir. Bu nedenle, anlaşma aşamasında icra edilebilirlik şerhi almayı ihmal etmemeniz önerilir.

8. Ticari arabuluculukta gizlilik nasıl sağlanır?

Arabuluculuk Kanunu m.4 uyarınca, arabuluculuk faaliyeti sırasında yapılan beyan ve belgeler gizlidir. Arabulucu, taraflar ve sürece katılan tüm kişiler bu gizliliğe uymakla yükümlüdür. Arabuluculuk sürecinde elde edilen bilgi ve belgeler, mahkemede delil olarak kullanılamaz ve tanık olarak dinlenemez. Gizlilik yükümlülüğüne aykırı davranan taraflara karşı tazminat davası açılabilir.

9. Arabuluculuğa başvuru hangi adliyeye yapılır?

Arabuluculuk başvurusu, uyuşmazlığın konusuna göre yetkili mahkemenin bulunduğu yer adliyesindeki arabuluculuk bürosuna yapılır. Yetkili yer, genel yetki kurallarına (davalının yerleşim yeri) veya sözleşmede belirlenen yetki şartına göre tespit edilir. UYAP Arabuluculuk Portalı üzerinden de online başvuru yapılabilmektedir.

10. Ticari arabuluculukta hangi belgeler gereklidir?

Arabuluculuk başvurusu için zorunlu bir belge listesi bulunmamaktadır. Ancak sürecin verimli ilerlemesi için şu belgelerin hazırlanması önerilir: taraflar arasındaki sözleşme, fatura ve irsaliyeler, banka hesap ekstreleri, yazışmalar (e-posta, mesaj vb.), ihtarnameler, cari hesap mutabakatları ve alacak miktarını gösteren hesaplama tablosu. Bu belgelerin önceden hazırlanması, müzakere sürecini hızlandıracaktır.

Sonuç

Ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk, 2019 yılından bu yana Türk hukuk sisteminin ayrılmaz bir parçası haline gelmiştir. TTK m.5/A kapsamında getirilen bu düzenleme, ticari hayatın aktörleri için hem bir zorunluluk hem de önemli bir fırsat niteliği taşımaktadır. Arabuluculuk süreci, doğru yönetildiğinde mahkeme yoluna kıyasla çok daha hızlı, ekonomik ve tarafların ticari ilişkilerini koruyucu bir çözüm sunmaktadır.

Başarılı bir ticari arabuluculuk süreci için; sürece iyi hazırlanmak, deneyimli bir arabulucu ve avukat desteği almak, müzakerelere yapıcı bir yaklaşımla katılmak ve yaratıcı çözüm önerileri geliştirmek büyük önem taşımaktadır. Özellikle ilk toplantıya katılımın yaptırımları göz önünde bulundurulduğunda, sürecin başından itibaren ciddiyetle ele alınması gerekmektedir.

Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi alınmasının sağladığı ilam niteliği, arabuluculukta varılan çözümlerin uygulanabilirliğini güvence altına almaktadır. Bu yönüyle arabuluculuk, yalnızca bir dava şartı değil, ticari uyuşmazlıkların etkin ve kalıcı çözümü için güçlü bir araçtır.

Susal Hukuk Bürosu olarak, ticari arabuluculuk süreçlerinde müvekkillerimize kapsamlı hukuki danışmanlık sunmaktayız. Arabuluculuk başvurusundan müzakere sürecine, anlaşma belgesinin hazırlanmasından icra edilebilirlik şerhi alınmasına kadar tüm aşamalarda yanınızdayız. Ticari uyuşmazlığınız için profesyonel destek almak üzere bizimle iletişime geçebilirsiniz.